
|

|
|
Yazar Web Master
|
|
Saturday, 12 June 2004 |
|

 Asiller idare eder; acizler şikayet eder; basitler ise iftira eder.
***************************************************** GÖZ KIRPTIĞIM RENKTEN, KULAK VERDİĞİM SESTEN, AFFET SENDEN HABERSİZ ALDIĞIM HER NEFESTEN. ******************************************* Dışarıda kar... Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki. Kuzinenin üzerinde demir maşa...Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri. Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu... Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli. Ekmek her zaman ekmek gibi... Bir kez olsun kümesten yumurta almamış, bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında, boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım... Dışarıda kar... İçeride kanaat... İçeride huzur... Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı. Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç! Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer, kokusuna râm olurduk. Kestane közlemek bütün bir gecenin mutluluğuydu. Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar... Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine, geniş ve besleyici bir masal dünyası... Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi? Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi, sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı. Çay da kokardı... Domates de... Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.
Dışarıda kar... İçeride huzur.... Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu, yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi... Kimin umurunda... Ne güzel cahildik. Mutluluğun resmini çiziyorduk... Yazarı bilinmiyor. ******************************************************************************************************************************
Mutluluk kapısı kapandığı zaman bir diğeri açılır
Fakat çoğunlukla kapalı kapıya
O kadar çok bakarız ki
Açılmış yeni kapıyı görmeyiz
Dış görünüşe bakmayın aldatabilir.
Zenginliği aramayın o bile solabilir.
Sizi gülümseten birini arayın,
Çünkü sadece bir gülümseme
Karanlık bir günü aydınlatır.
Yüreğinizi gülümsetecek insanı bulun.
Ne istiyorsanız onun hayalini kurun;
Gitmek istediğiniz yere gidin;
Olmak istediğinizi olun,
Çünkü sadece bir hayatınız var
Ve bütün yapmak istediklerinizi yapmak için
Bir şansınız var
İnsanların en mutluları
Her şeyin en iyisine sahip olanlar değildir;
Onlar sadece yollarına çıkan
Her şeyden en iyi şekilde faydalanırlar.
En parlak gelecek daima
Unutulmuş geçmişin üzerine bina edilecektir;
Geçmiş başarısızlıklar ve kalp kırıklıklarını
bırakmadan Hayatta ileri gidemezsiniz.
Doğduğunuz zaman ağladınız
Ve size bakanlar gülümsüyordu.
Hayatınızı öyle yaşayın ki sonunda,
Etrafınızdakiler ağlarken
Gülümseyen siz olun
****************************************************** "Bir millete gideceği yolu gösterirken dünyanın her çeşit ilminden, buluşlarından, yükselmelerinden faydalanmalıdır. Fakat unutmayalım ki, asıl temeli kendi içimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz."
Gazi M.Kemal ATATÜRK ************************************************************************************************************** Hekimlerin ve filozofların üstadı İbn-i Sina, birsözünde şöyle demiştir: "İlm-i Tıbb'ı iki satırda topluyorum. Sözün güzelliği kısalığındadır. Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra 4-5 saat kadar daha yeme.
Şifa, hazımdadır. Yani, kolayca hazmedebileceğin miktarı ye. Nefse ve mideye en ağır yorucu hal, yemek üstüne yemek yemektir.
(İbrahim Kızılırmak'a teşekkürler )
****************************************************************************** Sitemde yayınlanan reklamların gelirleri otomatik olarak yardım kuruluşlarına gönderilmektedir.
|
|
Son Güncelleme ( Tuesday, 30 June 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|

|
KASIM 2007'DEN İTİBAREN ZİYARETÇİ SAYISI:

|